Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir araya geldi. Toplantının ana gündem maddelerini; yargı kararı sonrasında yönetime gelen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki “mutlak butlan” yönetiminin aldığı ihraç kararları ile yeni parti kurma iddiaları oluşturdu.
“Hukuksuz Kararlara İmza Atıyorlar”
Kritik toplantının ardından kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Zeynel Emre, mevcut duruma ve alınan kararlara sert tepki gösterdi. Göreve gelen yönetiminin adımlarını eleştiren Emre, şu sözleri kullandı:
“Mutlak butlan kararıyla göreve gelenler, geldikleri ilk günden itibaren hukuksuz bir şekilde birçok kararın altına imza attılar. Bugün artık şu durum çok net gözüküyor herkes tarafından; mutlak butlan kararıyla gelenler, Saray’la büyük bir işbirliği içerisinde CHP’nin mahvolmasına sebep olacak her türlü kararın altına imza atıyorlar.”
26 İl Başkanının Görevden Alınmasına Eleştiri
Zeynel Emre, son günlerde yaşanan görevden almalara da değinerek, 26 il başkanının antidemokratik yöntemlerle görevlerinden uzaklaştırıldığını savundu. Bu isimlerin parti hukuku açısından hiçbir suçunun bulunmadığını belirten Emre, süreci şu sözlerle özetledi:
Görevden alınan isimler, henüz geçen yıl yapılan olağan kongre sürecinde, mahalle delegelerinin belirlediği ilçe delegeleri tarafından seçilerek göreve geldi.
Bu isimlerin tamamı kendi seçim bölgelerinde oldukça başarılı, örgütün tabanını temsil eden seçilmiş yöneticilerdir.
Parti Sözcüsü Zeynel Emre, yaptığı açıklamaların ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
“CHP BİZİM PARTİMİZ”
Yeni partiye ilişkin sorulan bir soruyu Emre, şöyle yanıtladı:
“Biz hep şeffafça olan biteni sizlerle paylaştık. Daha önce sorduğunuzda bunları konuşmadığımızı söylemiştik. Evet, şimdi konuştuk, konuşuyoruz. Şu manada konuşuyoruz tabii; bizim Cumhuriyet Halk Partisi bizim partimiz. Biz bu partimizin 2 milyon üyesinin tercihleriyle süzülerek geldik. Kanunlara, tüzüklere uygun bir şekilde görev başındayken gayri hukuki ve gayri ahlaki bir şekilde görevden uzaklaştırıldık.
Yaşanan olaylar Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Bunun telafisi sadece bizim için değil; ülkemizin demokrasisi için, hukuk devleti için, bundan sonra kararı verecek Yargıtay’ın güvenilirliği için hakikaten çok önemli. Bir kez daha söylüyorum, bir an evvel karar vermesi lazım Yargıtay’ın. Burada bekleyecek hiçbir şey yok. Bir an evvel karar vermesi lazım.
“AYM VE YSK KARARLARI AÇIK”
Ve gerek burada beklediğimiz karar, gerekse de biliyorsunuz daha önceki toplantılarda da ifade ettik; şu anki Parti Meclisi daha sonradan göreve tedbiren de getirilmiş olsa hukuken düşmüş ve yok hükmündedir. Sayı 40’ın altına düştüğünde yoktur, şu an 29’a düştü.
Ve buna ilaveten de gerek Anayasa Mahkemesi kararları, gerek geçmişteki Yüksek Seçim Kurulu kararları açıktır. Her ne şart altında olursa olsun kurultay delegelerinin yarıdan bir fazlasının imzası halinde olağanüstü kurultay mecburdur. Bu da tebliğ edildi. Bunlarla ilgili sürelerin, bekleme sürelerinin sonuna yaklaşıyoruz.
Ona göre kararımızı verip sizlere duyuracağız bunu. Ama önceliğimiz dediğimiz gibi bu hukuksuzluğun son bulması için sonuna kadar gayrette bulunmak.
“ÇOK UZUN ZAMAN DİLİMLERİ DEĞİL”
Şimdi net bir tarih vermek istemiyorum. Ama şunu söyleyeyim, öyle çok uzun zaman dilimleri değil. Yani bazen böyle ben haklı olarak şu tepkileri alıyorum; “Bir an evvel parti kurun, bir an evvel… Biz vatandaş olarak milyonlarca olarak arkanızdayız, destek oluruz, bağış yaparız vesaire…” diye.
Bütün bu çabayı, bütün bu heyecanı anlıyorum, saygıyla karşılıyorum. Bütün bu zamanlamayı da en doğru şekilde yöneteceğiz ve öyle çok uzun zaman dilimleri de olmayacak. Demin konuşmamın içeriğinde söyledim, bizler çözümsüz ya da çaresiz değiliz. Muhakkak, muhakkak bir yol bulacağız.
İSİM BELLİ Mİ?
Şimdi ismi hiç konuşmadık şu ana kadar. Onu söyleyeyim bütün samimiyetimle. Evet. Yani… Ama şu var, takdir edersiniz ki bugün yine toplantımızda, MYK toplantımızda üç ayrı araştırmanın çok yakın tarihli sonuçlarını değerlendirdik.
Oradan şu çok açık çıkıyor ki; bize oy veren Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin yüzde 90’ın üzerinde bir sayıyla bizim yanımızda ve destekliyor, Sayın Özgür Özel liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’ni istiyor.
Eğer Sayın Özgür Özel liderliğinde bir Cumhuriyet Halk Partisi olmazsa, orası bu haliyle, işgal halinde, butlan bir şekilde durursa, Sayın Özgür Özel liderliğinde başka bir parti istiyor. Her iki seçeneğin de birinci parti olduğunu görüyoruz.
Şimdi burası anlamlı. Demek ki bu yönetim, bu çalışma, bu dayanışma, bu birliktelik, bu mitingler, Türkiye genelinde oluşturduğumuz sinerji, bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu tabloyla uyumlu bir şekilde ilerleyeceğiz. Onu öyle ifade edeyim.”


