ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı son raporda fiyat artışı (enflasyon) dinamiklerini mercek altına aldı. Banka; büyüme, enerji maliyetleri, ücretler ile döviz kurunun piyasalar üzerindeki etkilerini incelerken, fiyat artış hızının yavaşlamasında (dezenflasyon) ekonomik büyümedeki hız kesmenin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Büyüme ile Enflasyon Arasındaki Bağ Güçleniyor
Raporda, geçmiş çalışmalarda Türkiye’deki fiyat artışlarının temel nedeni olarak döviz kurunun öne çıktığı, büyümenin etkisinin ise sınırlı kaldığı anımsatıldı. Goldman Sachs, kendi incelemelerinin aksine büyüme ile fiyat artışları arasında çok daha güçlü bir bağ olduğunu ortaya koyduğunu duyurdu.
Çekirdek enflasyon eğiliminin, ekonomik canlılığın azalmasıyla birlikte aşağı yönlü harekete geçtiği belirtildi. Bu durum, iç talep ile fiyat artış hızının kalıcı biçimde birlikte gerilediği bir dönemi işaret ediyor.
Kur Geçişkenliği Azaldı Fakat Gücünü Koruyor
Döviz kuru etkisinin özellikle 2021-2023 yılları arasında piyasalar üzerinde baskın bir rol oynadığı, kurdan fiyatlara geçiş hızının 2022 yılında yüzde 60 düzeyine ulaşarak tepe noktayı gördüğü aktarıldı. Günümüzde bu oranın yüzde 30 düzeyine gerileyerek normalleştiği, yine de geçmiş dönemlerin üzerinde kaldığı belirtildi.
Banka, dış ticaret açığındaki genişleme nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk Lirası’ndaki değer kaybını yılın ilk çeyreğine oranla daha hızlı sürdürmesini beklediğini bildirdi.
2026 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini Yüzde 29’a Çıkarıldı
Türk Lirası’ndaki değer kaybı beklentisi ile piyasadaki fiyat artışı öngörülerinin yükselmesi nedeniyle Goldman Sachs, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27,5’ten yüzde 29’a yükseltti.
Banka, merkez bankasının yüksek faiz politikasını uzun süre koruyacağını, kredi büyümesini sınırlayıcı önlemlerin süreceğini öngördü. Politika faizinin yılın kalanında değiştirilmeyerek sabit tutulacağı tahmini paylaşıldı.
Öte yandan, petrol fiyatlarının doğrudan etkisinin azaldığı, buna karşın mart ayından bu yana beklentilerdeki bozulmanın dolaylı olarak fiyatları yukarı ittiği belirtildi. Ödemeler dengesindeki olası bir bozulmanın, ilerleyen süreçte ekonomi yönetimini iç istemi daha da kısacak adımlar atmaya zorlayabileceği uyarısı yapıldı.


