Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




“Önceliğimiz yatırım, istihdam, üretim, dışsatım”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, altın dışındaki veriler incelendiğinde ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin daha net görüldüğünü dile getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, altın dışındaki veriler incelendiğinde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, altın dışındaki veriler incelendiğinde ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin daha net görüldüğünü dile getirdi. Fiyat kararlılığı (istikrarı), bütçe (mali) disiplini, sürdürülebilir cari denge hedeflerine ulaşmada yapısal dönüşümün kritik bir öneme sahip olduğunu kaydeden Şimşek, AKP hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve dış satım (ihracat) olduğunu, tüm dönüşümün bu dört temel amaç üzerine kurulduğunu belirtti. Küresel şokların artık dünyanın yeni normali haline geldiğini ifade eden Şimşek, birkaç aylık gecikmeyle de fiyat artış hızını düşürme (dezenflasyon) sürecinin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

Buna karşın ekonomi yönetiminin yapısal dönüşüm, üretim, istihdam iddiaları, tarlada ve fabrikada üreten kesimlerin yaşadığı acı gerçeklerle uyuşmuyor. Sürdürülebilir cari denge ile bütçe disiplini adı altında uygulanan kemer sıkma politikaları, girdi akçeleri (maliyetleri) altında ezilen çiftçinin, küçük üreticinin üzerindeki yükü daha da artırıyor. Kağıt üzerindeki birkaç aylık gecikme savunmaları, pazar tezgahlarındaki, market raflarındaki yangını söndürmeye yetmiyor. Gerçek bir yapısal dönüşüm; finans çevrelerini memnun edecek dış kaynak arayışlarıyla değil, yerli üretimi, toprağı işleyeni ve alın terini doğrudan destekleyen kamusal adımlarla olasıdır (mümkündür).

Şimşek, şunları söyledi:

“Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız.

Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir.

Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok.

Rezervlerin önemli bir kısmı altın cinsinden ve maalesef bu dönemde altın fiyatlarındaki gerilemenin olumsuz etkilerini yaşadık. Savaş sonrası dönemde rezervdeki düşüşün neredeyse yüzde 40’ına yakını altın fiyat değişiminden kaynaklanıyor. Dolayısıyla geçmiş şoklara oranla burada da endişeye mahal yok.”