Mahkemenin kesin geçersizlik (mutlak butlan) kararı doğrultusunda göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Boşalan grup başkanvekillikleri için yapılacak yeni görevlendirmelerin yanı sıra “parti suçu” işlediği ileri sürülen kimi il başkanları ile milletvekillerinin durumlarının masaya yatırıldığı toplantıdan iki belediye başkanı için çıkarma kararı çıktı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Sözcüsü Müslim Sarı; Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer’in, önlemli (tedbirli) olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderildiğini (sevk edildiğini) duyurdu.
Yargı kararlarının gölgesinde yürütülen bu tasfiye operasyonları, parti içindeki farklı sesleri ve muhalif duruşları cezalandırma yöntemine dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının, tepeden inme bir yönetim tarafından jet hızıyla disipline gönderilmesi yerel iradeye yönelik büyük bir darbedir. Demokrasiyi ve adaleti savunduğunu iddia eden yapıların, kendi içlerindeki en ufak bir sese dahi katlanamayarak çıkarma mekanizmalarını işletmesi tam bir çelişkidir. Gerçek halkçı ve özgürlükçü bir siyaset; üyelerini, belediye başkanlarını baskı altına alarak değil; ilkeli duruş, açık tartışma zeminleri ve tabanın sesine duyulan saygı ile inşa edilebilir.


