Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Merkez Bankası’ndan sıkı para politikası ısrarı

Karahan, bankacılık kesiminin fiyat artış hızını düşürme (dezenflasyon) sürecindeki rolüne dikkat çekerek, bankaların bu sürecin en önemli oyuncusu olduğunu ileri sürdü.

Karahan, bankacılık kesiminin fiyat artış hızını düşürme (dezenflasyon) sürecindeki rolüne

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada finans sektöründeki gelişmeleri değerlendirirken, tüketici fiyat artışlarıyla (enflasyonla) savaşım kapsamında sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini altını çizerek belirtti. Karahan, bankacılık kesiminin fiyat artış hızını düşürme (dezenflasyon) sürecindeki rolüne dikkat çekerek, bankaların bu sürecin en önemli oyuncusu olduğunu ileri sürdü. Fiyat artış görünümüne yönelik durumlara da değinen Karahan, güç (enerji) fiyatlarındaki yükselişin genel fiyatlar üzerinde büyük bir baskı yarattığını sözlerine ekledi.

Ancak Merkez Bankası’nın övünerek sürdürdüğünü belirttiği “sıkı para politikası”, özünde yüksek faiz ile kredi musluklarının kısılması anlamına geliyor. Bu durum, finans devlerinin kârlarına kâr katmasını sağlarken; tarlada, fabrikada üretim yapmaya çalışan, emeğiyle geçinen kesimleri bitme noktasına getiriyor. Bankaları sürecin baş aktörü ilan eden bu anlayış, ekonominin asıl lokomotifi olan üreticiyi, çiftçiyi görmezden geliyor. Üstelik güç (enerji) fiyatlarındaki durdurulamaz artışların yükü, üretim akçelerini (maliyetlerini) katlarken, faturanın yalnızca halka, tüketime kısıtlama getirilerek kesilmeye çalışılması büyük bir adaletsizliktir.

Karahan’ın sözlerinin öne çıkanları şöyle:

Enerji baskısı enflasyon üzerinde hissediliyor. Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla devam ettiriyoruz. 2025 son çeyrekten itibaren artan krediler konusunda bir dizi adım attık.

Enflasyon ana eğiliminde nisan ayında bir miktar artış oldu. Eşelmobil ile enflasyona etkiyi bir miktar sınırladık. İç talepteki dengelenmenin önümüzdeki dönemde dezenflasyona destek vermesini bekliyoruz.

Son yıllarda enflasyonun artması, bankacılık sektörü gelirlerinin milli gelire oranı gerilemeye başladı.

Enerji fiyatlarındaki hızlı artış sebebiyle enflasyonda nisan ayında bir artış gerçekleşti. 2025 yılının 2. yarısından itibaren belirgin şekilde hızlanan kredi büyümesinin alınan tedbirlerle yavaşladığı görülüyor.

Jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde fiyat istikrarına bağlı kalmamız ve bu yönde kararlı şekilde ilerlememiz gerekiyor. Makroihtiyati tedbirleri, sıkı para politikasına destek olarak kullanıyoruz.

Bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesi için düşük ve istikrarlı enflasyon önemli. TL mevduat payını artıran düzenlemeleri koşullara göre revize ederek uyguluyoruz.

Yurtdışı finansman tarafında olumlu görünüm devam ediyor. Son yıllarda yaşanan şoklar fiyat istikrarının sağlanmasında makroihtiyati araçların tamamlayıcı rolü olduğunu gösterdi.”