Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Milyonlarca sivrisinek doğaya salınıyor!

ABD merkezli teknoloji devi Google’ın ana kuruluşu Alphabet tarafından desteklenen yeni bir çevre tasarısı, dünya kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.

ABD merkezli teknoloji devi Google’ın ana kuruluşu Alphabet tarafından desteklenen

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli teknoloji devi Google’ın ana kuruluşu Alphabet tarafından desteklenen yeni bir çevre tasarısı, dünya kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. İngiliz Daily Mail gazetesinin yayımladığı bilgilere göre, yürütülen çalışma kapsamında yapay olarak doğal bir bakteri yüklenen milyonlarca sivrisineğin ülkenin California, Florida eyaletlerinde doğaya salınması planlanıyor. Küresel sermayenin biyolojik alanlara yönelik bu büyük müdahalesi, ekolojik dengeyi koruma maskesi altında yeni bir tehlikenin kapısını aralıyor.

İki Yılda 64 Milyon Sivrisinek: Büyük Bir Çevre Deneyi mi?

Merkezi yönetim birimlerinin, resmi makamların onay vermesi durumunda önümüzdeki seneden başlayarak her yıl 32 milyon sivrisinek çevreye bırakılacak. İki yıl boyunca sürdürülmesi tasarlanan bu program doğrultusunda, toplamda 64 milyon sivrisinek açık havaya salınmış olacak.

Söz konusu tasarının arkasındaki güçler, tehlikeli hastalıkları yayan sivrisinek nüfusunu azaltmayı amaçladıklarını öne sürüyor. Destekçiler bu adımı “yenilikçi bir biyolojik mücadele yöntemi” olarak göklere çıkarırken, bağımsız bilim çevreleri, eleştirmenler ise duruma çok sert tepki gösteriyor.

“Kontrolsüz Açık Hava Deneyi” Uyarısı

Projeye karşı çıkan uzmanlar, bu çalışmanın ülke tarihindeki en büyük, en “kontrolsüz” açık hava biyolojik deneylerinden biri olabileceği uyarısında bulunuyor. Yapay müdahalelerin doğada nasıl bir geri dönüşü olacağı, zincirleme ekolojik kırılmalara yol açıp açmayacağı bütünüyle bir belirsizlik konusu.

Büyük teknoloji şirketlerinin insan sağlığını, doğal yaşamı birer laboratuvar laboratuvar gezdiren bu pervasız yaklaşımları, kuralların küresel şirketlerin çıkarlarına göre nasıl esnetildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Doğanın kendi işleyişine, dengesine yapılan bu denetimsiz müdahaleler, gelecekte insanlığın karşısına çok daha büyük bir yıkım olarak çıkma potansiyeli taşıyor.

Projenin amacı

Projenin temel amacının, “hastalık taşıyan sivrisinek türlerinin sayısını azaltmak” olduğu söyleniyor.

Araştırmacılar bunun için ‘yararlı böcekler’ olarak tanımladıkları erkek sivrisinekleri kullanmayı planlıyor.

Söz konusu sivrisinekler, doğada bulunan ve Wolbachia adı verilen bir bakteri taşıyor.

Uzmanlar, erkek sivrisineklerin insanları ısırmadığını öne sürüyor.

Bakteri nasıl etki gösteriyor?

Projeye göre Wolbachia bakterisi taşıyan erkek sivrisinekler, doğadaki dişi sivrisineklerle çiftleşiyor.

Dişiler yumurta bıraksa da bu yumurtalar gelişemiyor ve larva haline dönüşemiyor.

Böylece hastalık taşıyan sivrisinek popülasyonunun nesiller boyunca kademeli olarak azalması hedefleniyor.

Bilim insanları, yöntemin uzun yıllardır farklı bölgelerde uygulandığını belirtiyor.

Siyasilerden tepki

Buna rağmen milyonlarca böceğin doğaya bırakılacak olması ABD’de bazı çevrelerin tepkisini çekti.

Tennessee eyaletinden Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Tim Burchett de projeye tepki gösteren isimler arasında yer aldı.

Burchett, bir teknoloji şirketinin neden milyonlarca sivrisineği çevreye salmak istediğini sorgulayarak, doğanın dengesine müdahale edilmemesi gerektiğini savundu.

“Doğayla oynamayın”

Burchett, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Kudzu bitkisi, serçeler, kara kuşlar ve Asya sazanı örneklerinden ders almadık mı? Devam edeyim mi? Doğanın dengesini bozmayın.

ABD’li siyasetçi, geçmişte insanların çevreye taşıdığı bazı yabancı türlerin kontrolsüz biçimde yayılması sonucu ortaya çıkan ekolojik sorunlara atıfta bulundu.

Uzmanlardan uyarı

Eleştirilerin merkezinde, milyonlarca Wolbachia taşıyan sivrisineğin doğal ekosistem üzerindeki uzun vadeli etkilerinin tam olarak öngörülememesi yer alıyor. Sivrisinekler birçok kuş, yarasa, balık ve böcek türü için önemli bir besin kaynağı oluşturuyor. Bazı bilim insanları, hedef türlerin popülasyonunda yaşanabilecek ani düşüşlerin yerel besin zincirlerinde beklenmeyen sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak projeyi destekleyen araştırmacılar, hedeflenen sivrisinek türlerinin ekosistemdeki yerinin başka türler tarafından doldurulabileceğini ve bu riskin düşük olduğunu savunuyor.

Bir diğer tartışma konusu ise Wolbachia bakterisinin doğadaki diğer böcek türleriyle olası etkileşimleri. Wolbachia doğada zaten milyonlarca böcek türünde bulunan yaygın bir bakteri olsa da, geniş ölçekli salımların genetik ve mikrobiyolojik düzeyde nasıl sonuçlar doğuracağı konusunda bilim dünyasında tam bir görüş birliği bulunmuyor. Bazı araştırmacılar bakterinin hedef dışı türlere yayılma ihtimalinin son derece düşük olduğunu belirtirken, eleştirmenler uzun vadeli etkilerin daha kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanların dikkat çektiği bir başka risk ise evrimsel uyum ihtimali. Teorik olarak, hedef alınan sivrisinek popülasyonlarının zaman içinde Wolbachia’nın etkilerine karşı direnç geliştirmesi veya beklenmedik genetik adaptasyonlar göstermesi mümkün görülüyor. Bu durumun gerçekleşme olasılığı düşük kabul edilse de, milyonlarca bireyi kapsayan geniş ölçekli biyolojik müdahalelerde uzun süreli izleme ve bağımsız bilimsel denetimin kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor. Böylece yöntemin halk sağlığı açısından sağlayacağı faydalar ile çevresel riskler arasındaki dengenin daha sağlıklı biçimde değerlendirilebileceği ifade ediliyor.