Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamaları üzerine yasal işlem başlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef alan beyanlar, yargı makamlarınca inceleme altına alındı. Başsavcılık, Özel’in bir televizyon kanalında dile getirdiği iddiaları “kamu görevlisine hakaret” ile “iftira” suçlamaları kapsamında değerlendiriyor.
Söz konusu soruşturma, Özel’in Bakan Gürlek’e ait taşınmaz kayıtları üzerinden yaptığı suçlamaları temel alıyor. Özel, katıldığı yayında Gürlek’in resmi kayıtları sildirmeye çalıştığını, elinde bu durumu kanıtlayan belgeler bulunduğunu öne sürmüştü. Yargı cephesinden gelen bu hamle, siyaset dünyasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Önümüzdeki günlerde tarafların sunacağı kanıtlar ile savcılığın hazırlayacağı dosya, sürecin gidişatını belirleyecek.
Savcılık’tan konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:
”08.05.2026 tarihinde bir televizyon kanalında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sarf edilen aleni sözlerin; kamu düzeni ve barışını bozmaya elverişli, halkı yanıltıcı ve gerçeği yansıtmayan ifadeler içerdiğinin değerlendirilmesi üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TCK’nın 217/A maddesi kapsamında resen soruşturma başlatılmıştır.”
ÖZEL NE DEMİŞTİ?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV canlı yayınında eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.
Özel, Gürlek’e ait olduğunu söylediği tapu kayıtları hakkında, “İlk kez burada açıklayacağım. Toplam 16 tapu var, 4’ünü gösterdi, 4’ü de korkunç. Bu tapuların ID numaraları var. Kurum’a defalarca seslendim. Akın Gürlek’in ‘Tapu kayıtlarını silebilir miyiz?’ dediği ve olumsuz cevap aldığını da biliyoruz” sözlerini kullanmıştı.
‘KRİPTOLU TELEFON’ İDDİASINA SORUŞTURMA
Edinilen bilgiye göre Özel’in soruşturma konusu sözleri ise şunlar:
“Şimdi kriptolu telefon var aranızda, Erdoğan’la kriptolu telefonla görüşüyor, bütün yargı süreçleriyle ilgili bilgiyi kriptolu telefonla veriyor.
Yakınlarına, çevresine sesini kısarak ‘Erdoğan’ı da dinliyorum, bana bir şey yapamazlar’ diyor. Sayın Erdoğan duymadıysa ihbar ediyorum. Kriptolu telefonu kayda aldığını söylüyor.
Akın Gürlek’in sana bilgi olarak verdiği, Ekrem İmamoğlu’nun babasının bahçesinde 10 küp altın bulduk meselesi yalan ama Erdoğan’a buldum, kanıtı bende merak etme diyor. Sayın Erdoğan’a ilan ediyorum, evet o kazı yapıldı ve hiçbir şey bulunamadı, arama tutanakları elimizde.
Akın Gürlek’in, Erdoğan’a kriptolu telefondan yarısı doğru, yarısı yalan bir çok beyanat verdiğini ve kendi ağzından talimat aldığını, örneğin ‘efendim şunu yapalım mı?’, o da ‘tabii, tabii’ dediğini ve bunları kayda aldığını, ‘yarın bana bir şey yapamazlar Erdoğan’ın sesini kaydediyorum’, net, bu kadar açık.”
AKIN GÜRLEK YANIT VERDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özel’in iddiasına ilişkin sosyal medya hesabı X üzerinden yanıtladı.
Gürlek şu sözlere yer verdi:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bir üyesi olarak Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz.
Amacımız; çocuklarımızı suçtan, ailelerimizi huzursuzluktan korumak; torbacısından baronuna, kara paracısından bahis çetelerine kadar tüm suç odaklarıyla mücadele etmek; belediyeleri yağmalayan suç örgütlerinden hesap sormak, faili meçhul dosyaları aydınlatmak üzere kararlılıkla ilerlemektir.
Meslek hayatımız boyunca terör örgütlerine, suç şebekelerine ve vesayet odaklarına karşı sadece hukukun gücüyle mücadele ettik. Ne şahsımıza ne de devletimizin kurumlarına yönelik başvurulan haysiyet cellatlığına dün olduğu gibi bugün de itibar etmedik.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon kanalında şahsımı hedef alarak ortaya attığı mesnetsiz iddialar ise siyasi tükenmişliğini hayal ürünü senaryolarla örtmeye çalışan bir “iftira siyaseti”nin tezahürüdür.
Yürümekte olan yargı süreçlerini “darbe” olarak nitelendiren Özel, aslında suçluların hamiliğini yapmaktadır. 15 Temmuz’da canı pahasına demokrasiyi savunanların mücadelesini, kendi “butlan” davası korkularıyla bir tutmak en hafif tabirle büyük bir çarpıtma ve hadsizliktir.
Devlet görevimize dair Sayın Cumhurbaşkanımızla iletişimimizi, alçakça iftiralarla kirletmeye çalışmak, bir ana muhalefet genel başkanının değil, ancak sorumluluk duygusunu yitirmiş bir siyaset anlayışın ürünüdür. Bu iddialar, devlet ciddiyetine ve milli güvenliğimize yapılmış açık bir saldırıdır.
Hâkim ve savcılarımızı “korkacaklar” diyerek tehdit eden, yargı süreçlerini manipüle etmeye çalışan Özgür Özel’e hatırlatırım: Türk yargısı kimseden talimat almaz, tehditlere boyun eğmez. Dosyalardaki gerçekler Özel’in kurguladığı yalan rüzgarından etkilenmeyecek kadar sağlam ve güçlüdür.
Daha evvel aynı şahsın attığı iftiralara karşı açtığımız davaları kazandığımız gibi, yeni iftiralarına karşı da hukuki yollarla gerekli adımlarımızı atacağız. Milletimizin feraseti, bu yalan siyasetini her zaman olduğu gibi boşa çıkaracaktır.”


