Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Okuyan: “İktidar Kılıçdaroğlu gelsin değil, CHP yönetilmesin istiyor”

TKP Genel Sekreteri Okuyan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultayına yönelik verdiği “mutlak butlan” kararı ile ardından gelişen olaylara ilişkin can alıcı açıklamalarda bulundu.

TKP Genel Sekreteri Okuyan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultayına

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultayına yönelik verdiği “mutlak butlan” (kesin hükümsüzlük) kararına ile ardından gelişen olaylara ilişkin can alıcı açıklamalarda bulundu. Kararı sıcağı sıcağına değerlendiren Okuyan, iktidarın amacının Kemal Kılıçdaroğlu’nu göreve getirmek değil, ana muhalefeti bütünüyle işlemez kılmak (paralize etmek) olduğunu savundu.

Hukuksal süreçlerin iktidarın siyasi yönteminin bir parçası haline geldiğini belirten Okuyan, ortaya çıkacak karmaşanın yalnızca CHP’yi değil, iktidar blokunu ve sermaye çevrelerini de derinden etkileyeceğini vurguladı.

“İktidarın Adımlarının Şaibe ile Alakası Yok”

Özgür Özel’in seçildiği 38. Olağan Kurultay’a yönelik rüşvet ya da şaibe iddialarının bu aşamada bir öneminin bulunmadığını ifade eden Kemal Okuyan, iktidarın asıl niyetine odaklanılması gerektiğini belirtti. Okuyan, konuya ilişkin şu sözleri dile getirdi:

“İktidarın attığı adımların şaibeyle, yolsuzlukla bir alakası bulunmuyor. Eğer işin bu kısmını merkeze koyacaksak, Türkiye’de bir tane düzen partisi kalmaz. CHP’ye Genel Başkan atamaya kalkmanın Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiğinin tersine CHP’yi arındırmakla bir ilgisi yok. Hukuki süreci başlatan kişi Lütfü Savaş; onu kim arındıracak! Dalga mı geçiyorlar?”

“CHP Bir Süre Yönetilmesin İstiyorlar”

Kemal Kılıçdaroğlu ile ekibinin bu koşullar altında partiyi yönetme şansının bulunmadığını ileri süren TKP Genel Sekreteri, yaratılan kaosun toplumsal sonuçlarına dikkat çekti. YSK tarafından onaylanmış kurultayların geçmişe dönük iptal edilmesinin büyük bir idari kriz doğuracağını söyleyen Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidar Kemal Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetsin istemiyor ki! CHP karışsın, enerjisini içeride tüketsin, yeni operasyonlarla iyice paralize olsun istiyor. Bu kadar meşruiyet kaybı yaşayan iktidarın atadığı biri CHP’yi yönetemez. Valiliklerden bir dizi resmi kurum Özgür Özel yönetimini tanımama türünden bir tavır içine girebilir. Bu CHP’yi karıştırır ama AKP’yi de karıştırır. CHP’yi krize sokmanın iktidarı etkilemeyeceğini düşünmek saçmadır.”

“Kılıçdaroğlu İktidar İçin Paratoner İşlevi Görüyor”

Parti tabanında Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yükselen tepkilerin haklı ve doğal olduğunu savunan Okuyan, eski genel başkanın bu süreçte haksızlığa uğradığı yönündeki savunmaları bütünüyle reddetti. Kılıçdaroğlu’nun bu operasyona bütünüyle alet olduğunu ileri süren Okuyan, “Son tahlilde CHP’liler birbiriyle uğraşıyor. Bu açıdan Kemal Kılıçdaroğlu iktidar açısından bir de paratoner işlevi görüyor” dedi. Okuyan, buna karşın çıkar ilişkileri nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun yanına geçecek milletvekili ve belediye başkanlarının sayısında da bir artış olabileceğini sözlerine ekledi.

“TKP Kendini Burjuva Siyasetinin İçinde Eritmez”

İktidarın baskıcı hamlelerine karşı solun duracağı yerin önemine değinen Kemal Okuyan, TKP’nin bu süreçte ana muhalefetin arkasına takılmayacağını kesin bir dille belirtti. Karşı duruşun ilkeli olması gerektiğini belirten Okuyan, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Bizim açımızdan bu saldırılara kendi çerçeve ve zeminimizden yanıt üretmek gibi bir zorunluluk var. Bununla birlikte TKP kendi program ve misyonunu burjuva siyasetinin içinde eritme gibi bir yanlışa asla düşmez. Biz bu açıdan Kılıçdaroğlu, Özel ya da İmamoğlu ile ilgilenmiyoruz. İktidarın hamleleri ile ilgileniyoruz. Türkiye’de iktidara dönük tepkileri CHP’deki karmaşanın arkasında toplamaya kalkmak kadar büyük bir yanlış olamaz. Sol buna çanak tuttuğu oranda sol olmaktan iyice uzaklaşır.”