Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Battal Özer adaylığını duyurdu

Adana Barosu’nda 2026 yılının Ekim ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesinde, yargı dünyasının birikimli kişilerinden Avukat Battal Özer, baro başkanlığına adaylığını açıkladı.

Adana Barosu’nda 2026 yılının Ekim ayında yapılacak seçimli genel kurul

ADANA – Adana Barosu’nda 2026 yılının Ekim ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesinde, yargı dünyasının birikimli kişilerinden Avukat Battal Özer, baro başkanlığına adaylığını açıkladı. Demokrat Avukatlar Grubu çatısı altında yola çıkan Özer, savunmanın kısılan sesini yükseltmek, hukuksuzluklara karşı sarsılmaz bir duruş sergilemek amacıyla göreve istekli olduğunu belirtti.

Geçmişte Cumhuriyet Savcılığı, yargıçlık, ağır ceza mahkemesi başkanlığı gibi yargının kilit noktalarında görev yapan Battal Özer, adaylık açıklamasında baroların toplumsal vicdan üzerindeki sorumluluğuna değindi. Adana Adliyesi Avukatlar Salonu’nda gerçekleşen buluşmada konuşan Özer, şu sözlerle kararlılığını vurguladı:

“Biz; meslektaşını yalnız bırakmayan, hukuksuzluk karşısında beklemeyen, geri çekilmeyen, korkmayan bir baro istiyoruz! Yalnızca bir adaylık duyurusu yapmıyoruz; burada, susmayan bir baronun ilk adımını birlikte atıyoruz. Çünkü asıl olan kişiler değil, baronun eğilmeyen duruşudur.”

Adaylık açıklamasına, Adana Barosu’nun önceki dönem başkanlarından Ziya Yergök, Aziz Erbek, Mengücek Gazi Çıtırık, Veli Küçük katılarak tam destek verdi. Yerelde güçlü, ulusal alanda ise hukukun öncüsü bir baro hedefiyle yola çıkan Özer, seçim sürecinin en savlı isimlerinden biri olarak göze çarpıyor.

Yoğun ilgi gösterilen toplantıda konuşan, Adana Barosu Başkan Adayı Battal Özer, şunları söyledi:

Yerelde güçlü, ulusalda öncü bir çizgide baromuzu cesaretle yönetmiş, meslektaşlarının yanında dimdik durmuş bu değerli isimlere destekleri için teşekkür ediyorum” diyerek söze başladı. Meslek hayatı boyunca Cumhuriyet Savcılığı, hakimlik ve ağır ceza mahkemesi başkanlığı da yapan Özer, “Bugün burada dile getirdiğim hiçbir söz yalnızca bana ait değil.

Bu sözler, bu salondaki her bir meslektaşımın, bu mesleği onuruyla taşıyan herkesin ortak sesidir. Burada bulunma nedenim açıktır. Bu bir yön değiştirme çağrısıdır. Hukukun üstünlüğünü gerçekten savunan, savunmayı gerçekten bağımsız kılan, meslektaş dayanışmasını lafta değil, fiilen büyüten bir baro için; ekim ayında yapılacak seçimlerde Adana Barosu Başkanlığı’na adayım.

Bugün kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Biz nasıl bir baro istiyoruz?

Sessiz kalan, görmezden gelen bir baro mu? Yoksa; haksızlık karşısında direnen, kürsüde de hayatta da meslektaşının yanında duran, hukuksuzluk karşısında bir adım geri atmayan bir baro mu? Hepimiz biliyoruz: Savunma sustuğunda adalet yara alır. Baronun sustuğu yerde hukuksuzluk büyür. Ve bugün o yara derindir.

Hak ettiğimiz ücretleri alamıyoruz. Siyasi iktidarın mesleğimize yönelik sistematik saldırılarıyla ekonomik şiddete maruz kalıyoruz. Savunma sanatı, yapay zekânın kolayca yerine getirebileceği bir iş gibi gösterilerek değersizleştiriliyor. Gözaltına alınıyoruz. Hukuki gerekçe olmadan tutuklanıyoruz. Evlerimiz, ofislerimiz keyfi biçimde aranıyor. Görevimizi yaparken itibarımız zedeleniyor, mesleğimizi icra ederken baskı görüyor, itibarsızlaştırılıyoruz. Ve ne yazık ki şiddete uğruyor; öldürülüyoruz.

Bugün burada, mesleğini icra ederken saldırıya uğrayan, katledilen, yalnız bırakıldığı için umudunu yitirip yaşamına son veren tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyorum. Bu sessiz çığlığın duyulması için buradayız. Hiçbir avukatın kendini yalnız hissetmemesi için buradayız. Baro yalnızca bir meslek odası değildir. Baro; hakkın sesidir, özgürlüğün güvencesidir, adaletin vicdanıdır. Eğer bu ses kısılırsa, yalnızca biz değil, toplum susar.

Biz, sesi kısılan değil, ses yükselten bir baro istiyoruz! Biz; meslektaşını yalnız bırakmayan, hukuksuzluk karşısında beklemeyen, geri çekilmeyen, korkmayan bir baro istiyoruz! Biz; cesur baro, özgür avukat istiyoruz. Burada yalnızca bir adaylık açıklamıyorum. Burada, susmayan bir baronun ilk adımını birlikte atıyoruz. Çünkü mesele kişiler değildir. Mesele, baronun duruşudur.

İlkelerimiz nettir: Güçlü bir duruş, net bir tavır, gecikmeyen bir refleks. Şeffaf, hesap veren, her meslektaşın söz sahibi olduğu bir yönetim. Bu baro bir grubun değil, bir siyasi anlayışın değil, hepimizin barosudur. Yeniden öncü bir baro olmak zorundayız. Ve bunu birlikte başaracağız. Değerli meslektaşlarım, Bu yol hepimizin yolu. Bugün sizden yalnızca destek değil, bir irade talep ediyorum. Gelin; ‘Cesur baro, özgür avukat’ demek için birlikte yürüyelim. Bu köhne düzeni birlikte değiştirelim.”