Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




“Kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimse suçlu sayılamaz”

İstanbul Anakent Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davası, operasyonlardan yaklaşık bir yıl sonra Silivri’de görülmeye başlandı.

İstanbul Anakent Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davası, operasyonlardan yaklaşık bir yıl

İstanbul Anakent Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davası, operasyonlardan yaklaşık bir yıl sonra Silivri’de görülmeye başlandı. Toplam 402 sanığın yargılandığı, Ekrem İmamoğlu’nun da sanıklar arasında yer aldığı davada gergin anlar yaşanıyor.

Duruşmaların dördüncü gününde, basın mensuplarının yerinin değiştirilmek istenmesi üzerine mahkeme kurulu oturumu sonlandırdı. Süreçte etkin pişmanlıktan yararlanan isimlerin açıklamaları kamuoyunda yankı uyandırırken; CHP’nin duruşmaların TRT’den canlı verilmesi yönündeki önergesi TBMM’de AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin canlı yayın fikrine destek vermesine karşın önergenin reddedilmesi dikkat çekti. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, düzenlemenin uygun olması durumunda duruşmaların televizyondan canlı yayınlanmasını istediğini belirtti.

Yıldız’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

Bugünlerde çok tartışılıyor, meraklısı için şu kısa notu bırakıyorum.

Ceza yargılamasının amacı, geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bir başka deyişle sübuta ermektir.

Sübut kavramı, bir bilginin veya bir olgunun sadece iddia olarak kalmaması, aksine sağlam delillerle desteklenerek kesinlik kazanması sürecidir.

Ceza muhakemesinde delil ve ispat arasında çok güçlü bir bağ vardır. Delilsiz ispat maddi vakıaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibarettir.

Maddi gerçeği araştırma ilkesi, hakime taraf beyanlarıyla veya dosyadaki diğer delillerle yetinmeyip kendiliğinden araştırma yapma yükümlülüğü yüklemektedir. Hâkimin vicdani kanaatinin oluşması için delillerle doğrudan temas etmesi gerekir.

Vasıtasızlık prensibi adı verilen bu ilke hüküm otoritesinin ve meşruiyetinin en önemli temellerinden biridir. İspat ilkeleri içinde şüphenin sanık lehine yorumlanmasının ayrı bir önemi vardır.

Bu ilke aynı zamanda suçsuzluk karinesinin de sonucudur. Gerek Anayasamızda gerek taraf olduğumuz sözleşmelerde, AYM ve AİHM içtihatlarında, Kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimsenin suçlu sayılamayacağına ilişkin karine adil yargılama hakkının ana unsurlardan biridir.

Maddi vakıalarda ortaya çıkan belirsizliklerin sanık lehine yorumlanması ve belirsiz kalan hususun ispatlanamamış sayılması gerekir”