Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Hekimlerden beyaz yürüyüş: 14 Mart sağlık hakkını savunma günüdür

Adana Tabip Odası öncülüğünde bir araya gelen hekimler, 14 Mart Tıp Bayramı’nı coşkulu bir yürüyüşle kutladı.

Adana Tabip Odası öncülüğünde bir araya gelen hekimler, 14 Mart

Adana Tabip Odası öncülüğünde bir araya gelen hekimler, 14 Mart Tıp Bayramı’nı coşkulu bir yürüyüşle kutladı. Adana Anakent Bandosu eşliğinde Atatürk Anıtı önüne çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ardından İstiklal Marşı ile devam etti. Öğle saatlerinde Kasım Gülek Köprüsü üzerinde buluşan sağlık çalışanları, meslek onurlarını korumak amacıyla Uğur Mumcu Meydanı’na kadar yürüdü.

Demokratik kitle örgütleri ile siyasi parti temsilcilerinin destek verdiği yürüyüş sonrasında Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen önemli açıklamalarda bulundu. 14 Mart tarihinin toplumdan yana bir anlayışın simgesi olduğunu belirten Şen, bugünün mesleki değerleri anımsama günü olduğunu vurguladı.

Dr. Şen şunları söyledi:

“Emeğin ve fedakârlığın değerinin yeterince bilinmediği; bencilliğin, çıkarcılığın ve paranın kutsandığı; adaletsizliğin ve eşitsizliğin derinleştiği bir dünya ve ülke ortamında, ayrım gözetmeden ihtiyaç duyan herkese sağlık hizmeti sunmaya çalışan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin günündeyiz. 14 Mart’ın kökeni yalnızca bir kutlama günü değildir. Modern anlamda ilk tıp fakültesi olan Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’nin 14 Mart 1827’de kurulması ile başlayan bu tarih, aynı zamanda 14 Mart 1919’da işgale karşı direnişin sembolü olan Tıbbiyelilerin kararlılığını da taşır. Bu nedenle 14 Mart; sorgulayan, biat etmeyen, bağımsızlıkçı ve toplumdan yana bir hekimlik anlayışının simgesidir.

Bugün burada bir araya gelen biz hekimler ve sağlık emekçileri; bu tarihsel mirastan aldığımız güçle, sağlık sisteminin içinde bulunduğu sorunları dile getirmek ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. Yıllardır uygulanan sağlık politikaları sonucunda sağlık sistemi ağır bir yük altına girmiştir. Artan iş yükü, yetersiz personel, performans baskısı, uzun çalışma saatleri ve ekonomik kayıplar hem sağlık çalışanlarını hem de hastalarımızı olumsuz etkilemektedir. Sağlıkta şiddet giderek artmakta, hekimler ve sağlık emekçileri güvenli ortamlarda çalışamaz hale getirilmektedir. Genç hekimler ülkelerinde gelecek görememekte, meslektaşlarımız başka ülkelerde çalışma yolları aramaktadır.

Bizler bu tabloyu kabul etmiyoruz.

Sağlık emekçilerinin mesleki özerkliğe sahip olduğu, demokratik katılımın esas alındığı; koruyucu sağlığın öncelendiği; nitelikli sağlık hizmetinin sunulduğu; şiddetin olmadığı bir sağlık ortamı mümkündür. Bu nedenle taleplerimiz açıktır:

* Sağlıkta şiddeti önleyecek etkili ve caydırıcı düzenlemelerin uygulanması

* Hekimler ve sağlık emekçileri için güvenceli, emekliliğe yansıyan temel ücret

* Performans baskısının kaldırıldığı, nitelikli sağlık hizmetini esas alan bir sistem

* Sağlık kurumlarında yeterli sayıda sağlık çalışanı ve güvenli çalışma ortamı

* Angaryaya dönüşmeyen nöbetler ve insani çalışma koşulları

* Vergide adaletin sağlanması

* Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen kamucu bir sağlık politikası

Biz hekimler ve sağlık emekçileri; yıllara dayanan birikimimiz, iyi hekimlik değerlerimiz ve bilimsel aklın rehberliğiyle halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceğiz.”