İktidarın bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunması beklenen yaklaşık 30 maddelik yeni yasa önerisi, doğal alanların geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor. Taslak; eski orman alanları, kullanım amacını yitirdiği öne sürülen Devlet Su İşleri (DSİ) taşınmazlarındaki mülkiyet belirsizliklerini gidermeyi amaçlıyor. Resmî kayıtlarda orman ya da DSİ toprağı görünen ancak yerleşime açılmış yerlerdeki tapu sorunlarının çözülmesi amaçlanıyor.
Tarım Alanları Konutlaşma Tehdidi Altında
Bu düzenleme, el koyma ya da yerleşke durumuna getirilmiş kamu topraklarının yasal bir kılıfa büründürülmesi tehlikesini barındırıyor. Uzmanlar; kullanım amacını yitirdiği iddia edilen DSİ arazilerinin aslında tarımsal üretim için yaşamsal önem taşıdığını vurguluyor. Orman sınırları dışına çıkarılan her karış toprağın, ekosistemi zayıflatarak betonlaşmanın önünü açacağı belirtiliyor.
Üreticinin Payı mı, Rantın Kapısı mı?
Mülkiyet belirsizliğini giderme adı altında atılan bu adımlar, orman köylüsünden daha çok büyük inşaat projelerine alan açma kuşkusunu güçlendiriyor. Doğal yaşam alanlarının korunması yerine kullanım amacının değiştirilmesi; yaban yaşamını, yer altı su kaynaklarını, yerel üretimin devamlılığını tehlikeye atıyor. Meclis gündemine gelecek bu yasa önerisi, doğa savunucuları tarafından yakından izleniyor.


