İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in ulusa açıkladığı, ancak mahkemelerce daha kabul görmeyen 3 bin 900 sayfalık İBB iddianamesi biçimsel yönden de tartışmalara neden oldu. Hukukçular, söz konusu iddianamenin yasal süre olan on beş gün içinde mahkemece incelenmesinin olası olmadığını belirtti.
‘Mahkeme İşlevsiz Kılındı’
Avukat İsmail Sami Çakmak, konu üstüne Cumhuriyet gazetesine şunları söyledi: “İddianameyle inceleme yapacak mahkeme işlevsiz kılındı, mahkemenin görevini yapması engellendi. Hiçbir yargıç, ‘Ben 3 bin 900 sayfalık bir iddianameyi gereğince okuyup bir karar verebilirim’ diyemez. Bu iddianame yargı organlarını bile birbirine düşürebilir. Bu evrak, bizatihi iddianamelik bir konudur.”
‘Gizlilik İhlal Edildi’
Av. Çakmak, Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu ile dosyayı inceleyen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne önemli bir dilekçe sundu. Dilekçede Çakmak, “Henüz iddianame hakkında kabul kararı verilmeden on beş günlük inceleme süresi bitmeden soruşturmanın gizliliği ihlal edildi” dedi. Şüpheli avukatlarının bile dosya kapağını açamadığı bir evrakın ulusa duyurulmasının, ‘görev kurallarına aykırılığın’ boyutunu gösterdiğini belirtti.
‘Hukuken Kabul Ortadan Kalktı’
Bu durumun Türk Ceza Yasası (TCK) kapsamında “gizliliğin ihlali” suçunu doğurduğu vurgulanan dilekçede: “Yasal olarak öngörülen inceleme olanağının de bulunmadığı gözetildiğinde, henüz gizliliği sürerken bu evrakı ulusa duyurması, Ceza Muhakemesi Yasası’ndaki (CMK) iddianamenin kabul sürecini, kamuoyu baskısı adil yargılama yönünden hukuken ortadan kaldırmaktadır” denildi. Dilekçede, bu durumla sürenin geçirilerek iddianamenin kabul edilmiş sayılmasının amaçlandığı vurgulandı.
Avukatlar, bu gerekçeyle mahkemenin CMK kapsamında iddianamenin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesinin yapılmasını istedi. Ayrıca sorumlu başsavcı vekilleri cumhuriyet savcıları hakkında adli disiplin işlemleri için Hakimler Savcılar Kurulu’na (HSK) suç duyurusunda bulunulması da talep edildi.


