Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Gürsel Tekin’den sert tepki; Hakkımı hepsine haram ediyorum…

CHP İstanbul İl Yönetimi’nin görevden alınmasının ardından mahkeme kararıyla kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

CHP İstanbul İl Yönetimi’nin görevden alınmasının ardından mahkeme kararıyla kayyum

CHP İstanbul İl Yönetimi’nin görevden alınmasının ardından mahkeme kararıyla kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tekin, suskunluklarının korkudan değil, partinin kurumsal kimliğini koruma çabasından kaynaklandığını belirtti.

“Son uyarım olsun. Sayın Genel Başkan’dan ricam, hukuksal bir görevimiz var. Kısa süre içerisinde görevimizi arkadaşlarımızla yapıp gitmek istiyoruz” diyen Tekin, sürecin uzatılmadan tamamlanması gerektiğini vurguladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Binaya polisle geliyorlar, biz gidince kaçıyorlar” sözlerine yanıt veren Tekin, “Sayın Özgür Özel’e yakıştırmadım. Ben onun ağabeyiyim, yol arkadaşıyım. O cümlesi kendisine hiç yakışmamıştır. Bir yere de kaçmam. Biz korkularımızı bıraktık” diyerek kişisel kırgınlığını dile getirdi.

15 Eylül’de görülecek kurultay iptal davası hakkında “Hiç beni ilgilendirmiyor. Ankara’da inşallah partimizin lehine bir karar çıksın” diyen Tekin, sürece mesafeli durduğunu ifade etti.

Randevu istemi sorusuna ise sert bir yanıt verdi:

“Dünkü laftan sonra olmayacak. Hakkımı hepsine haram ediyorum. Beni kürsüde yuhalattınız. Kimi yuhalattınız? Partinin tertemiz insanlarını, beni ve arkadaşlarımı. Ayıptır, günahtır.”

Tekin, açıklamasının sonunda parti içindeki bazı yaklaşımları eleştirdi:

“İşte sizin bu kafalarınız yüzünden AK Parti iktidardır. Bu faşist kafalardan dolayı. Vazgeçin bundan. Kimsiniz siz? Sabrımızla bekliyoruz.”

Bu açıklamalar, CHP’deki iç gerilimin yalnızca hukuki değil, duygusal ve siyasal boyutlar taşıdığını gösteriyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, 15 Eylül’deki kurultay iptal davasıyla birlikte netleşecek.