17 Eylül 2017’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na atanan Ali Erbaş, iki dönemlik görev süresini tamamladı. 18 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yerine İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş getirildi. Görev değişiminin ardından kamuoyunun dikkatini çeken başlık, Erbaş’ın emeklilik geliri oldu.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, görev süresi uzatılmayan Erbaş, “süper emekliler” statüsüne dahil edildi. Yapılan hesaplamalara göre:
- Emekli maaşı: Aylık 101 bin TL
- Emekli ikramiyesi: 2,3 milyon TL ile 2,7 milyon TL arasında
Bu rakamlar, Türkiye’deki en düşük emekli maaşı olan 16 bin 881 TL ile kıyaslandığında, Erbaş’ın bir aylık maaşı yaklaşık 6 emeklinin maaşına, ikramiyesi ise 137 emeklinin bir aylık gelirine denk düşüyor.
Erbaş’ın başkanlık dönemi, yalnızca maaş tartışmalarıyla değil, makam aracı kullanımı, VIP umre gezileri, yakınlara yapılan atamalar, yurt dışı seyahatleri, kadınlara yönelik hutbe söylemleri gibi birçok başlıkla kamuoyunun gündeminde yer aldı.
Yeni Başkan Safi Arpaguş, akademik geçmişi ve tasavvuf alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Diyanet’in bu geçişle birlikte söyleminde ve kamuya dönük duruşunda nasıl bir yönelim izleyeceği merak konusu.
TARTIŞMALI UYGULAMALAR VE SÖYLEMLER
Erbaş’ın başkanlığı süresince tartışmalara yol açan bazı uygulamaları şöyle sıralanıyor:
“İki milyon hacı adayı hacca gitmek için sıra bekliyor” dedi, eşini ve akrabalarını kurasız hacca götürdü.
“Korkumuzdan yeni araba alamıyoruz” dedi, Audi A8 alarak makam araç sayısını altıya çıkardı.
İsrail’in Gazze saldırıları sonrası, “Zalimlere destek olmak, onların destekçilerine destek olmak da haramdır” dedi, ancak damadının İsrail destekçisi bir firmanın bölge sorumlusu olduğu haberlerine açıklama yapmadı.
“Haksızlık zulümdür. Kul hakkına riayet etmek, Cenab-ı Hakk’a olan imanımızın gereğidir” dedi, şartları tutmayan damadının atanmasına onay verdi.
“İnsanlığın huzur ve refahı, yeryüzünün imar ve ıslahı için koşturuyoruz” diyerek yüzden fazla yurtdışı seyahatine çıktı, kurumun kurucusunun 11 km yakınındaki mezarına bir Fatiha okumadı.
“Kamu hakkını ihlal etmek çok büyük bir vebaldir” dedi, 2015 yılında Yeni Şafak Gazetesi’nde yazdığı yazıları devlet bütçesiyle bastırdı.
“Müslüman, her alanda kamu hakkına riayet etmelidir” dedi, kayınbiraderi Enver Başer’i müşavir atayarak bir gün bile işe gelmeden emekli olmasını sağladı.
“Müslüman, işine özen gösterir, devlet malını gözü gibi korur” dedi, 15 milyon TL’den fazla kamu zararına yol açan basım hatasının üzerine gitmedi.


