İzmir Anakent Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in Aralık ayına dek susuz kalmaması için planlamaların yapıldığını belirtirken “Günlük tüketim izleniyor, tasarruf alanları belirleniyor. İnsanların susuzluk hissetmemesi için geniş bir hareket alanı sağlıyoruz” dedi.
Türkiye’nin genelinde su problemi yaşandığını vurgulayan Tugay, “Kuzey Anadolu hariç her yerde sıkıntı var. Bazı bölgeler İzmir’den daha vahim durumda. Kuraklık bekleniyordu ama beklenenden çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız” sözlerini kullandı.

Tugay, açıklamasında şunları dile getirdi:
“Biz Aralık ayına suyumuz yetecek şekilde planlamamızı yaptık. Günlük su tüketimine bakılıyor ve tasarruf edebileceğimiz alanlar belirleniyor. Ona göre adım adım ilerleniyor. İnsanların susuzluk hissetmemesi için geniş hareket alanı sağlanıyor. Türkiye’nin ve dünyanın şu anda sorunu aşırı sıcaklar ve susuzluk konusu. Kimse, susuzluğu biz şu an İzmir’de yaşarken başka şehirlerde problem yokmuş gibi düşünmesin. Kuzey Anadolu hariç Türkiye’nin her yerinde su problemi var. Bazı bölgeler İzmir’den çok daha vahim durumda. Su rezervlerimiz azalıyor doğru, dikkatli su kullanılması gerekiyor doğru, belki zaman zaman bazı kesintiler öngörülebilir, bu da doğru. Ama aslında normal yağışlar normal zamanda başladığında büyük ihtimalle rahatlayacağız. Kuraklık olacağını bekliyorduk ama herkesin beklediğinden çok daha ağır bir durum yaşadık. Şu an normal bir süreç yaşamıyoruz.
Çok önceden defalarca uyarmamıza rağmen Çeşme’de tamamlanmayan bir çalışma var. Kutlu Aktaş Barajı’nın yetmeyeceği belliydi. Orada da bir baraj inşa edilmiş durumda. Çok eski aslında, yeni bir iş değil. Bağlantısının yapılması ve arıtmasının işler hale getirilmesi gerekiyordu. Büyük oranda, yüzde 95 tamamlanmış aslında. Niyeyse o yüzde 5’lik kesimi son 6 ayda bütün ısrarlarımıza rağmen tamamlamadılar. Kasıt yoktur herhalde ama ihmal olduğunu düşünüyorum. İnsanlar nasıl olsa belediyeyi suçlar diye rahatlar. Biz bu konuyu tartışma konusu etmeyelim diye iğnenin ucuna gelene kadar sesimizi çıkarmadık. Baktık ki kimse yerinden kıpırdamıyor, artık rahatsızlığımızı dile getirdik. Bu sefer de refleksle insanlara doğru olmayan şeyler aktardılar.”


