CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında sahte diploma skandalını “ulusal güvenlik krizi” olarak niteledi. Emir’e göre, yalnızca bireysel sahtekarlık değil; devletin dijital altyapısına organize suç çetelerinin sızmasıyla ortaya çıkan yapısal bir çürüme ile karşı karşıyayız.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, kamu kurumlarındaki yöneticilerin e-imzaları kopyalanarak sahte diploma ile sürücü belgeleri düzenlendi. Bu işlem, iki elektronik sertifika sağlayıcı kuruluş aracılığıyla gerçekleştirildi. Emir, “Devletin en mahremine giren çeteler varsa, istihbarat örgütleri nerelere sızdı?” diyerek hükümete sert eleştiriler yöneltti.
Sahte belgelerle köklü üniversitelerin sistemlerine izinsiz giriş yapıldığı, BTK dahil birçok kurumun dijital güvenliğinin kötüye kullanıldığı belirtiliyor. Emir, İçişleri Bakanlığı’nın “soruşturmayı biz başlattık” açıklamasına da tepki göstererek, “Tabii ki sen başlatacaksın. Ama neden geç başlattın? Neden sorumluları açıklamıyorsun?” dedi.
Skandalın boyutları yalnızca eğitim sistemini değil, kamu güvenliğini ve milli egemenliği de tehdit ediyor. Emir, “Birileri oturduğu yerden diploma düzenliyor, doçent oluyor, daire başkanı oluyor. Bu, kolay kariyerin ve çürümüşlüğün açık örneğidir” diyerek gençlerin umutsuzluğuna dikkat çekti.
“Dün sorduk, bugün sorduk, yarın da soracağız. Bu işin boyutları nedir? Sizin bundan haberiniz var mı? Hangi araştırmaları yaptınız? Sorumluluk kimdedir? BTK Başkanı’nda da mıdır, Bakan Yardımcısı’nda mıdır, Bakan’da mıdır, siyasi sorumluluk kimdedir?” dedikten sonra şu sözlere yer verdi:
– “Bu soruların cevabı yok. BTK açıklama yapıyor, neymiş, efendim bir üniversite fark etmiş, bakar mısınız?
– Daha bundan büyük utanç olur mu? Sen BTK’sın, bu işin başındaki kurumsun, denetleyecek kurumsun, yönetecek kurumsun, istediğin gibi Türkiye’de internet sitelerini asıyorsun, kesiyorsun, kaldırıyorsun, susturuyorsun. Ama senin altın oyulmuş, haberin yok. Üniversite çağırıyor, ‘Biz bir karışıklıklar var bakar mısınız’, fark ediyorlar ve bunu da söylüyorlar utanmadan.
– Peki bunlar, senin istihbarat örgütüne, MİT’e girmişler mi? Peki bizim istihbarat örgütümüze, İçişleri Bakanlığımıza, Dışişleri Bakanlığımıza, Cumhurbaşkanlığına peki başka çeteler girmiş mi? Olayın boyutları nedir?
– Hangi diplomalar üretilmiş, hangi belgeler üretilmiş? Bunlar kullanılmış mı, ne oranda kullanılmış? Bunlardan hangi sonuçlar doğmuş? Bütün bunlar aydınlatılmadan bunu hiçbir şey yokmuş gibi, zaten bir üniversite fark etmiş, bunlar da gidip tespit etmişler, hiç kimse merak etmesin, şu anda 44 kişi cezaevinde.
– Siz tatmin oluyor musunuz? 86 milyon tatmin olmuyor. Kafanızı kuma gömerek sorumluluktan kurtulamazsınız.”


