Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




“Benim de içimi dökmeye ihtiyacım vardı”

Sinemamızın “Sultan”ı Türkan Şoray, Bircan Usallı Silan imzalı nehir söyleşi kitabı Türkan ve Hayat’ı Milliyet Sanat Temmuz 2025 sayısında anlatıyor.

Sinemamızın “Sultan”ı Türkan Şoray, Bircan Usallı Silan imzalı nehir söyleşi

Sinemamızın “Sultan”ı Türkan Şoray, Bircan Usallı Silan imzalı nehir söyleşi kitabı Türkan ve Hayat’ı Milliyet Sanat Temmuz 2025 sayısında anlatıyor. Ayın Söyleşisi’nde Asu Maro’nun konuğu olan Şoray, kitabın kendisi için bir iç dökme süreci olduğunu belirtiyor: “Benim de içimi dökmeye, duygularımı paylaşmaya, haklılığımı, haksızlığımı anlatmaya ihtiyacım vardı…” diyor.

Şoray, halkın kendisine duyduğu saygıya her zaman özen gösterdiğini vurgularken, bu kitapta yalansız ve riyasız bir anlatım tercih ettiğini belirtiyor. “Kendimi olduğu gibi açtım… Böyle bilsinler istedim,” diyerek okurları kendi ruhuna bir yolculuğa çağırıyor.

Türkan ve Hayat, Şoray’ın yaşamına dokunan insanları, yaşadığı kırgınlıkları ve özlemleri samimi bir dille aktarıyor. Kitap, hem bir sanatçının iç dünyasını hem de Türkiye sinemasının bir dönemini anlamak isteyenler için özel bir kaynak niteliğinde.

Kitapta “o ne der, bu ne der” derdine düşmeden olabildiğince kendi olmayı seçtiğini söyleyen Türkan Şoray “Benim küskünlüklerim, dargınlıklarım, kırgınlıklarım da söz konusuydu. (…) Hesaplı kitaplı bir söyleşi olsun istemedik ikimiz de. hiçbir şey düşünmeden hissettiklerimi cevapladım. Sonuçta ben de bir insanım,” diyerek okurlarda oluşacak imaja da saygı duyacağını belirtiyor. “Ama kimse de şunu unutmasın; ben halkın Türkan Şoray üzerindeki imajına hep saygı duydum, onların görüşü, ne derler duygusu beni frenledi. Onları hayal kırıklığına uğratmamak için pek çok duygumdan da ödün verdim,” diye devam eden Şoray, “Bazen elbette saçımı öylesine toplamak, yüzüme bir tek ruj bile sürmemek, giyimime dikkat etmemek, bu kolaylıkları bende yaşamak istiyorum. Ancak 60 yılı aşkın süredir kendimi öylesine disipline etmişim ki dışarıda beni biri bu bakımsız hâlimle görür hayal kırıklığına uğrarsa diye onun hayal kırıklığı için çok üzülürdüm. Bu duyguyu yaşamamak için hep biraz daha bakımlı, dikkatli olmaya gayret ettim,” diyerek devam ediyor.

“Bugün olsa özgürlüğüm daha önemli olurdu”

Kitapta Rüçhan Adlı ile olan 19 yıllık beraberliğini “gönüllü esaret” olarak tanımlayan Türkan Şoray “Bugün olsa özgürlüğüm daha önemli olurdu,” diye itiraf ediyor. Kitapta ilk gençlik aşkı yaşamadığını, mum ışığında bir yemek bile yemediğini anlatan Sultan, “Film setleri dışında özel hayatıma ayıracak vaktim yoktu. Setten eve, evden sete gittiğim bir düzenim vardı. Belki de bu yüzden böyle ro­mantizmler yaşayamadım,” diye ekliyor.

“Asya’nın yerinde olsam tereddütsüz Cemşit’i seçerim”

Sinemada Kadir İnanır’la efsanevi bir ikili olan Türkan Şoray, İnanır’a hiçbir zaman kırgın olamayacağını dile getiriyor. Şoray, sinema tarihimizin en sevilen filmlerinden “Selvi Boylum Al Yazmalım”da canlandırdığı Asya’nın yerinde olsa kimi seçeceği sorusuna ise “Tereddütsüz Cemşit’i seçerim. İlyas, aşkına sahip çıkmayan, vefasız bir karakter; Cemşit ise tam tersi, emek emek sevgiyi ören bir karakter,” yanıtını veriyor.

“Kızımın bana yazdığı notlar hayatımın en kıymetli hazineleri”

Kızı Yağmur Ünal ile ilişkisini “Birbirimizin günlüğü kadar yakınız,” sözleriyle tanımlayan usta oyuncu “Biz şanslıyız, saklanmayan bir günlük var aramızda. Belki de mesajlaşmamıza, birbirimizi daha doğru anlamamıza yarayan bir günlük. Mesela kızımın bana yazdığı notlar benim hayatımın en kıymetli hazineleridir,” diyor.